BİR AYET

“Küçümseyerek, insanlardan yüz çevirme! Ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Zîrâ Allâh, kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri, aslâ sevmez! Yürüyüşünde tabiî ol! Sesini alçalt!..”      Lokmân Suresi, 18-19.

BİR HADİS

“Sadaka, maldan bir şeyi azaltmaz. Allahu Teâlâ, bir kulun şerefini (başkalarını) affı sebebiyle, mutlaka yükseltir. Allah için tevâzu eden kimseyi de, mutlaka yükseltir.”  Müslim, Birr, 69

sehidlerimiz

İSMAİL ÇELİK

User Rating: 0 / 5

Star InactiveStar InactiveStar InactiveStar InactiveStar Inactive
 

İsmail Çelik          23 Şubat 1993 Siirt

Oruca Niyet; Şehadet Kısmet

İsmail Çelik ve Mehmet Oğuz

23 Şubat 1993 Ramazan-ı Şerif’in ilk akşamı...

Yüce Rabbimizin rızıklandırdığı, kendilerine “Adn cennetleri, kevser havuzu sularını bağışladığı, Hizbullah ordusunun başkomutanı ve tevhid davasının önderi Hz. Muhammed’le (sav) buluşturmakla şereflendirdiği aziz şehidler kervanına, iki şehid daha katıldı. Urfa’lı İsmail Çelik ve Batman’lı Mehmet Oğuz.

Risale-i Nur talebelerinden, ehl-i zikir, ehl-i tesbih, fedakâr, cömert, Hizbullahi bilinç sahibi, Hz. Muhammed’in aşığı, Müslümanlara karşı şefkatli, nesl-i imanlı oluşu için ihlasla çırpınan değerli şehid, aziz şehid Şanlı Urfa’lı İsmail Çelik....

Öğretmen ama davasının öğretmeni ve eğitimcisi.... Yetimler safına katılan Bilal’in babası.... Kendisine “Allah ne güzel vekil ve ne güzel dosttur” ilahi aşkını hatırlatan, Hasbi’nin ve minicik mücahide Zuhal’in babası..... Okulunda öğrencilerinin Kuran öğretmeni....

İsmail Çelik, Siirt’in Kurtalan İlçesi’ne bağlı Kayabağlar (Zokayt) Köyü’nde sevilen, sayılan bir şehid.... Kafir, zalim, sosyalist, Müslüman Kürt halkının hainleri, PKK çetesi tarafından, onlarca kurşunla vuruldu. Onlar, aşığı oldukları Muhammed’in (s) yanına doğru koştular. İsmail ve Mehmet... Ama onların koşusunu Müslüman ve mücahid varisleri devam ettirecektir (inşaallah).

Şehadet muştusu nasıl gelmişti bu iki şehide? Ramazan’ın ilk gecesiydi. Oruca niyet ediliyordu. Şehadet kısmet oldu. Halkla, teravih namazlarını camide kılmıştı iki şehid. Gece saat 23-24.00 sıralarında kafir, zalim, kalleş PKK çeteleri; PTT memuru olan Mehmet’i, yatıp kalktığı dairesinden alırlar. İsmail Hoca’yı almak üzere, Mehmet’le evinin kapısına dayanırlar. Mehmet aracılığıyla İsmail Hoca’yı çağırttırırlar kapıya. Ve kapıdan sürükleyip götürenler. Bir de “Anne, anne babamı götürdüler, vuruyorlar O’nu” diye çığlık atan, ağlaşan Bilal, Hasbi ve Zuhal’in gözleri yollarda, babaları döner diye açık kalır. Ve çığlık atan hanımının “gelir diye” umutlları kalır geride.

Ama, en önemlisi bizlere ne kalır? İsmail’den ve Hizbullahi bir er, ehl-i taat Mehmet’ten bize, bizlere (Hizbullahilere, Mücahid Alim Said-i Nursi’nin talebelerine, Allah için olan Hz.Muhammed’in yolunu seven tüm Müslümanlara) kalan şehadet kanları, İslam baharını muştulayan, kırmızı goncaların yağmuru, İslam davası, tüm kafirleri kahreden Hizbullahi ve Kurani kimlik.... Evet, şehidlerden kalan miras bunlar. Yetmiyor mu? Yeter elbet. Bu mirası korumak, boynumuzun borcudur. Zelil yaşamaktansa, izzetli ölmek daha güzel değil mi?

Köyün dışına çıkartıp, yağdırmışlar kalleşçe kurşunlarını. Mazlum ve suçu sadece Müslüman olmak olan, savunmasız insanları şehid eden kafir PKK’lılar, bir gün hesab vereceksiniz. Yerde kalmayacak, açık kalan Kuran’ları. Biz “Siz Allah’ın dinine (Müslümanlara) yardım ederseniz, sizi mağlub edecek yoktur asla” ilahi mesajı, ilahi muştuyu ve müjdeyi almışızdır. Şehid İsmail’in yavrusunun ismiyle hatırladığı ve tekrarladığı “Allah bize ne güzel vekil ve ne güzel dosttur. O bize yeterlidir” ilahi aşkına dayanmışızdır. İnşaallah bu aşkın karşısında zelil olacaksınız.

Evet, Şubat ayında, şehadet kervanına iki isim daha katıldı. 

İsmail ve Mehmet. Unutulmasın bu isimler. Allah bizlere emrediyor: “Allah yolunda öldürülenlere, ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler. Ama siz bilemezsiniz”.

Öyleyse Ey Bilal, Ey Zuhal, Ey Hasbi

Babamız öldü demeyin

O yaşıyor deyin

O yaşyor cennette

Havz-ı Kevser’in başında

Hz. Muhammed’in yanında

Üzülmeyin minikler

Babamız, önderimiz peygamberimizle

Hani ismini öğretirdi ya size

“Adı Muhammed” diye

Ve sizler ağlayın

Sel olan gözyaşlarınızda

Boğulsun o kahpe düşman

Ve ey Hizbullahiler

Ve ey Müslümanlar

Kahpe kurşunları susturun

Yetim kalmasın Bilaller, Hasbiler

Zillete, cehenneme gitsin

O torunları Ebu Leheblerin

Yaverleri küfrün, Lain’in

bunu böyle haykırıyor Kur’an

Aziz şehidlerimiz, andolsun ki, sizin yolunuzun takipçisi olacağız. Ve ey Bilal, Ey Zuhal, Ey Hasbi, Mü’minlerin şefkatiyle büyüyecek ve zalimlerden bir gün hesap soracaksınız, soracağız. İnşaallah.       

H. Kurtalanlı- Diyarbakır

KAYNAK: ŞEHİDLERİMİZ 1. Cild Sayfa: 210

 

 

 

Güzel Söz

"Allah için can vermek, şereflerin en şereflisidir. Kim olursa olsun, buna mani olmayı düşünmek, istememek, en azından biraz bilinçli Müslüman için mümkün olmaz. İnsan cenneti arzulayacak, sen ona diyeceksin ki, gitme. Bu, Müslüman’ın yapacağı bir iş değil."              

İki Şehid Babası Hasan Öztürk

Copyright © 2010 Sehidlerimiz.com  -Sitedeki her türlü materyalin, içeriğin ve görsellerin her hakkı saklıdır, izinsiz kullanılamaz.

Please publish modules in offcanvas position.