BİR AYET

“Küçümseyerek, insanlardan yüz çevirme! Ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Zîrâ Allâh, kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri, aslâ sevmez! Yürüyüşünde tabiî ol! Sesini alçalt!..”      Lokmân Suresi, 18-19.

BİR HADİS

“Sadaka, maldan bir şeyi azaltmaz. Allahu Teâlâ, bir kulun şerefini (başkalarını) affı sebebiyle, mutlaka yükseltir. Allah için tevâzu eden kimseyi de, mutlaka yükseltir.”  Müslim, Birr, 69

sehidlerimiz

Çeçenistan'ı Savunmak

User Rating: 0 / 5

Star InactiveStar InactiveStar InactiveStar InactiveStar Inactive
 

yusufensarYusuf Ensar Çalışkan, hakkında açılan dava ile ilgili, bir yazı kaleme aldı...

 

Türkiye'den Çeçenistan'a Kadirov'un paralarıyla giden yazar, çizer, stk başkanlarını ifşa ederek, Çeçenistan'da ki Şehitlerimizin, Çeçen halkının hakkını, koruduğumuz için Bakırköy Adliyesinde 1 ila 3 yıl arasında hapis cezası istemiyle yargılanacağım.

Hepinizin bildiği gibi 2009 yılı Ekim ayında, Türkiye'den bir uçak dolusu yazar, STK temsilcisi, kanaat önderi, gazete ve Televizyon muhabirleri Kadirov'un finansörlüğünde Çeçenistan'a gitmiş ve dönüşte kukla Kadirov'u öven, onun “örnek bir müslüman devlet başkanı” olduğunu ballandıra ballandıra anlatan yazılar yazıp, Televizyon programları yapmışlardı.

Biz de bu olayları basın yolu ile kamuoyuna duyurmuş, çeşitli yazılar kaleme almıştık. Yazdığım “Cani Kadirov'u Öven Türk Heyeti Ne Yapmak İstiyor?” başlıklı yazım dolayısıyla, bu organizasyonların baş aktörü, Çeçen suikastini yapan katillerle, fotoğrafları yayınlanan Seyfullah Türksoy'un şikayetini değerlendiren savcılık “Yazılı ve görsel basın aracılığıyla suç işlemek” iddiasıyla, hakkımızda 1 ile 3 yıl arasında hapis istemiyle dava açtı.

Dava hakkında savunmamı, mahkemede yapacağım. Bu konuda buradan söz söylemek istemiyorum.

Yüz binlerce insanın can verdiği bir davaya sahip çıkmamdan ötürü, benim yargılanmaktan şikayet etmem abesle iştigal olur. Ben sadece Kadirov'un paralarıyla ve kendilerine tahsis ettiği uçaklarla, Çeçenistan'a gidip yüz binlerce şehidin kanını hiçe sayan, STK temsilcilerinin, sözde “İslamcı” gazetelerin yazar ve muhabirlerinin, kalem sahiplerinin vicdanlarının rahat olup olmadığını merak ediyorum.

Bu organizasyonu yapanların gerçek yüzlerini ortaya dökmekten aciz olan bu kişilerin halen Müslüman kesimin önünde söz sahibi olmalarını, gazetelerinde yazmalarını, Televizyon kanallarında program yapmalarını, sivil toplum örgütlerini temsil etmelerini, en ön koltuklarda ağırlanmalarını, gençlerimize abilik yapmalarını anlayamıyorum.

Bizim camiamız nedense kendisine zarar veren, ihanet eden kişileri tasfiye etmeyi beceremiyor. Böyle olduğu müddetçe de içerisindeki kokuşmuşluk maalesef devam edecek. Böyle olduğu müddetçe, daha çok çarpık ve kafası karışık gençlik hareketleri, yapılanmalar, sivil toplum örgütleri ve kanaat önderleri görmeye devam edeceğiz.

Bizim duruşuyla, sözüyle özüyle dik duran, tutarlı olan ve vahyin muhataplığını yapan nesillere ihtiyacımız var. Bu neslin önünde duran insanlar çarpık olursa özlemini duyduğumuz neslin oluşmasını imkansız görüyorum.

Eğer ben bu davadan dolayı bir ceza alırsam, bu benim için, bir onur madalyası olacaktır. Bütün kararların sahibi olan, hükmün sahibi Rabbime güvendim ve O’nun emrine boyun eğdim. Gerisinin, bir hükmü yoktur benim için.

 

Güzel Söz

"Allah için can vermek, şereflerin en şereflisidir. Kim olursa olsun, buna mani olmayı düşünmek, istememek, en azından biraz bilinçli Müslüman için mümkün olmaz. İnsan cenneti arzulayacak, sen ona diyeceksin ki, gitme. Bu, Müslüman’ın yapacağı bir iş değil."              

İki Şehid Babası Hasan Öztürk

Copyright © 2010 Sehidlerimiz.com  -Sitedeki her türlü materyalin, içeriğin ve görsellerin her hakkı saklıdır, izinsiz kullanılamaz.

Please publish modules in offcanvas position.