BİR AYET

“Küçümseyerek, insanlardan yüz çevirme! Ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Zîrâ Allâh, kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri, aslâ sevmez! Yürüyüşünde tabiî ol! Sesini alçalt!..”      Lokmân Suresi, 18-19.

BİR HADİS

“Sadaka, maldan bir şeyi azaltmaz. Allahu Teâlâ, bir kulun şerefini (başkalarını) affı sebebiyle, mutlaka yükseltir. Allah için tevâzu eden kimseyi de, mutlaka yükseltir.”  Müslim, Birr, 69

sehidlerimiz

OSMAN ÖZTÜRK

User Rating: 0 / 5

Star InactiveStar InactiveStar InactiveStar InactiveStar Inactive
 

osmanozturk-1Osman Öztürk       

11 Temmuz 1997 Keşmir

4 Haziran 1997’de Keşmir’e gelerek, müsülüman kardeşlerinin yanında cihada katılan ve 11 Temmuz günü, şehadet makamına ulaşan Osman Öztürk, şehadetinin birinci yıldönümünde arkadaşları tarafından anılıyor.


9 Ağustos 1996 tarihinde, Ogadin’de şehit olan ikiz kardeşi İsmail Öztürk’ten etkilenen Osman Öztürk, Hindistan’ın zulmüne maruz kalan, Keşmir’li müslümanların yardımına koştu.

11 Temmuz 1997 tarihinde, Jammu Keşmir’de şehit olan Osman’ı, yakın arkadaşları şöyle anlattılar: “Osman, kardeşi İsmail’in şehadetinden sonra, kalbindeki Allah yolunda cihad etme ateşi, iyice alevlenmişti. Yapılan konuşmalarda, hep Allah için yapamamamının O’na verdiği eziklikten ve O’nun yolunda cihad etme rahmetine ulaşamamaktan derd yanıyordu.

İsmail’in şehadetinden 3 ay gibi kısa bir zaman sonra, 21 Aralık 1996 tarihinde Ogaden cephesinden, yine şehadet  haberleri gelmişti . Şehit olanlardan biri de Yahya Ubeydullah Saltan’dı. Yahya, Osman’ın yakından tanıdığı bir kardeşiydi. Yahya’nın şehadeti, Osman’ı derinden sarsmıştı. Çünkü Yahya Ogaden’e giderken Osman’a “Gel seni ikizine götüreyim” demişti. Osman, o zaman, bazı nedenlerden dolayı, bu yola çıkamamıştı. Ama, artık bundan sonra, O’nun cihad etme aşkını, kimse engelleyemezdi.

osmanozturk-2


21 Mayıs 1997 tarihinde İslam coğrafyasının kanayan bir yarası olan Keşmir’e gitmek üzere, Türkiye’den ayrılan Osman Öztürk; uzun bir yolculuktan sonra, 4 Haziran 1997 tarihinde Azat Keşmir’de bulunan, Keşmir cihadının öncüsü Hizbül- Mücahidin kampına vardı.

Burada kaldığı süre içerisinde, hayatında bir takım güzellikler yaşayan Osman’ın, bir rüya gördüğünü bildiren arkadaşları, Osman’ın gördüğü rüyaları, her sabah kendilerine anlattığını ve gördüğü rüyaların hemen hemen hepsinde, ikiz kardeşi Şehid İsmail’i gördüğünü söylediler.

Osman’ın mücadele arkadaşlarına anlattığı bir rüyayı, arkadaşları şöyle anlattılar: “Kardeşim İsmail’le beraber bir koşu parkurunda yarış ediyorduk. Ben ne kadar hızlı koşarsam koşayım; İsmail yavaş yavaş koşmasına rağmen, hep benden önde gidiyordu. Neticede İsmail yarışı tamamladı ve bana dönüp şöyle bağırdı:”Osman, acele et, seni bekliyorum.”

Daha sonra Osman Öztürk, 11 Temmuz 1997 tarihinde Jammu Keşmir (Esir Keşmir)’in Serter Nektes’li mevkiinde, Hint ordusuyla girdiği çatışmada, “O benim yiğidim” dediği ikizi İsmail’e ve diğer yiğitlerin diyarına, Allah’ın rahmetine kavuştu.

KAYNAK: Akit Gazetesi -17 Temmuz 1998

osmanozturk-3

 

 

 

Güzel Söz

"Allah için can vermek, şereflerin en şereflisidir. Kim olursa olsun, buna mani olmayı düşünmek, istememek, en azından biraz bilinçli Müslüman için mümkün olmaz. İnsan cenneti arzulayacak, sen ona diyeceksin ki, gitme. Bu, Müslüman’ın yapacağı bir iş değil."              

İki Şehid Babası Hasan Öztürk

Copyright © 2010 Sehidlerimiz.com  -Sitedeki her türlü materyalin, içeriğin ve görsellerin her hakkı saklıdır, izinsiz kullanılamaz.

Please publish modules in offcanvas position.