BİR AYET

“Küçümseyerek, insanlardan yüz çevirme! Ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Zîrâ Allâh, kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri, aslâ sevmez! Yürüyüşünde tabiî ol! Sesini alçalt!..”      Lokmân Suresi, 18-19.

BİR HADİS

“Sadaka, maldan bir şeyi azaltmaz. Allahu Teâlâ, bir kulun şerefini (başkalarını) affı sebebiyle, mutlaka yükseltir. Allah için tevâzu eden kimseyi de, mutlaka yükseltir.”  Müslim, Birr, 69

sehidlerimiz

ZAHİR YILMAZ

User Rating: 0 / 5

Star InactiveStar InactiveStar InactiveStar InactiveStar Inactive
 

Zahir Yılmaz 20 Ağustos 1993 Hakkari

 

Yüksekova Ericik Köyü Şehidleri    20 Ağustos 1993 Hakkari

Mehmet Reşid Yılmaz

Abdülkerim Yılmaz

Mehmet Yılmaz

 

Yıl 1993…

19 Ağustos’u 20 Ağustos’a bağlayan gece saat 11’de Yüksekova’nın 10 Km. kuzeybatısında bulunan Ericik (Silord) Mezrası’na, sayıları 20 ile 30 arasında olduğu tahmin edilen bir gurup PKK’lı tarafından, baskın düzenlendi.

Güzel, sakin bir yaz gecesinde; insan avcıları, hain-satılmış emperyalizm uşakları, PKK katilleri yine can aldı götürdü.

Silord, İslami değerlere bağlı ve İslam’ı hayata hâkim  kılma mücadelesi veren insanları barındırdığı için, PKK’nın hedef listesindeydi. Eskiden beri, Müslüman köy ve köylülere alerji duyuyorlardı. Bu hususta da son derece şiddetli ve şirretçe bir hazımsızlık içindeydiler. Çünkü, kendileri açıkça söylüyorlardı: “Bizim için en büyük tehlikeyi, Müslümanlar oluşturuyor.”

Zahir Yılmaz Amca’ya ait evin etrafını saranlar; bir ellerinde bombalar, öbür ellerinde Kalaşnikof, aç kurtlar gibi kan kusuyorlardı. Kadınlar, önlerine Kur’an-ı Kerim’i getirdiler.  Kur’an’ı tekmelediler. “Budur en büyük düşmanımız, bizi gerileten de zaten bu kitabtır.” dediler.

Kur’an-ı Kerim’e ve İslami değerlere dil uzatılırken; kadınlar çocukları yavaş yavaş mezra dışına çıkardılar. PKK canilerinin gayeleri, mezranın sakinlerini çoluk çocuk, ihtiyar demeden; hunharca, fir’avnvâri bir şekilde katletmekti. Ondan sonra Kur’an-ı Kerin’in içinde bulunduğu odayı, ateşe verdiler.

65-70 yaşlarındaki Zahir Yılmaz Amca, sonra Zahir Amca’nın oğlu Mehmet Reşid, yeğeni Abdülkerim ve Kardeşi Mehmet’i enselerine silah dayamak suretiyle; Zahir Amca’ya ait Toros marka arabasına zorla bidirdiler. Mezranın biraz ilerisine götürüp, arabanın içinde; her birine yüzlerce kurşun sıkarak, Nemrûdi yöntemlerle, kahpece şehid ettiler. Şehid edildiklerinde, yüksek tekbir sesleriyle, ruhlarını Allah (c.c)’a teslim ettiler.

Bu din ve Kürdistan halkının düşmanları, bununla yetinmeyerek cenazeleri, arabayla birlikte, tepeden yuvarladılar. Artık, şehidlerin cenazeleri tanınmaz hâle gelmişti.

Geçtiğimiz günlerde, kaçıncısı olduğu bilinmeyen bir katli’âmla yine yüz yüze gelen Yüksekova ve Çukurcalı halk; evlerini terk edip, sınıra doğru, göç etmeye başladılar. Bir tarafta PKK’nın cinayetleri, diğer taraftan TC güvenlik (!) güçleri… Özgürlük (!) hareketiyle, ana şefkati yan yana gelince, gûlistan harab olur. Yüksekova ve Hakkari’nin diğer ilçeleri, çok defadır, bu tip kalleşçe saldırılara maruz kalıyor. Her seferinde aynı taktik: PKK ilçeye girip, bir-iki yere ateş ediyor ve ardından güvenlik (!) güçleri de bunu fırsat bilip, hemen bombardıman ve taramaya başlıyorlar.

Aralarında çok ciddi bir işbirliğinin olduğu, göze çarpıyor. Geriye kalan her şey, tamamen aldatmaca, yalan… Müslüman halkın namusunu pây-i mal etmeyi, İslami değerlere alçakça ve Nesince saldırmayı adet hâline getirip; mücadele(!)lerinin ekseni durumuna sokmuşlar. Örnek mi istersiniz, ‘Kur’an-ı Kerim’i tekmelemeler, yere atmalar; hep Milli Şef iktidârının kalıntıları değil mi?’

Bu gün Kürdistan’da mazlum ve savunmasız halk TC’nin de PKK’nın da aldatmacalarına doymuştur. Kepenk kapatmalarından, gösteri yürüyüşlerine kadar, PKK’nın yaptığı her eylemde; silah zoruyla, insanlara kendini dayatması; bunun yanı sıra güvenlik (!) güçlerinin de, acıma duygusundan yoksun saldırıları, bunun üzerine tuz biber ekiyor. Ve, mazlum savunmasız halktan insanlar, seslerini yükseltmeye başladılar: “ Her iki taraf da, dinimize hakaret ediyor ve her iki taraf da bize zulmediyor. Öyleyse, hiç birine uymuyoruz. Şeri’ât  için olsa, canımız fedâ olsun; ama bu, şeri’âta karşı olan güçler için, niçin canımızı verelim ki?” diyorlar. Bölgede yaşanan zulümden ötürü, itiraz potansiyeli her geçen gün artıyor.

Ama bakalım, mazlum ve Müslüman Kürt halkını, hangisi önce bitirecek. Katli’âmda yarışa girercesine, bir eylemlilik içerisine giriyorlar. Mazlum Kürt halkı, bu amansız saldırılara karşı; Kur’an, Tekbir ve dua silahına sarılmaktan başka bir alternatife sahip değil… ve bu alternatif, gün geçtikçe gönüllerde kendine yer buluyor. Mazlum ve Mustaz’af Kürt halkı; Allah’tan, Rasülü’nden ve şanlı inqılapçılardan başka yâr ve yardımcı olmadığını çok iyi biliyor artık! ‘Be’de Xerabi’l Kürdistan’

Ey Allah yolunun şehidleri!

Şehadetiniz kutlu olsun!

Şehadetiniz, yolumuza ışık tutacaktır!

Onurlu yolunuzu, kanımızın son damlasına kadar sürdüreceğiz.

Şehadet iftiharımızdır.

 

ŞEHADET XELASÎYE Dİ RE’YA İSLAMEDE ŞEHİD BÛN ARMANCE MEYE

BİJÎ İSLAM!

BijÎ TEKOŞINA MUCAHİDE İSLAME Lİ HEMBERETAĞUT Û ZOR.

DESTAN Û KEDXWARE RENPEREST Û XWİNMİJE İSLAME !

BİMRİN ZORDEST Û ZORKÂR EDİ NEMA Jİ WERJİYAN

BİJİ ŞİYARBÛNE GELAN BOY AZADİYA QUR’AN !

 

Yüksekova’lı (Müslümanlar adına) / Dilbixwin

YÜKSEKOVA (GEVER)

 

Kaynak: Hira Dergisi Sayı: 6 / 1993 Sayfa: 26

hiradergisi6

 yuksekovaericikkoyu

 

Güzel Söz

"Allah için can vermek, şereflerin en şereflisidir. Kim olursa olsun, buna mani olmayı düşünmek, istememek, en azından biraz bilinçli Müslüman için mümkün olmaz. İnsan cenneti arzulayacak, sen ona diyeceksin ki, gitme. Bu, Müslüman’ın yapacağı bir iş değil."              

İki Şehid Babası Hasan Öztürk

Copyright © 2010 Sehidlerimiz.com  -Sitedeki her türlü materyalin, içeriğin ve görsellerin her hakkı saklıdır, izinsiz kullanılamaz.

Please publish modules in offcanvas position.